Tedavi edilmeyen kalp hastalığı ölümle sonuçlanabilir

Özel Egekent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Çam, kalp büyümesine ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak, “Eğer kalp büyümesi tedavi edilmezse eninde sonunda gideceği yer kalp yetersizliğidir. Kalp yetersizliği oluştuktan sonra ciddi nefes darlığı ve ölüme kadar giden bir süreç ortaya çıkıyor” dedi.

Tıbbi literatürde kardiyomegali olarak geçmekte olan kalp büyümesi, oldukça ciddi bir kalp rahatsızlığı olarak biliniyor. Bu kalp rahatsızlığı kalp duvarının kalınlaşması veya kalp odacıklarının genişlemesi ile birlikte ortaya çıkıyor. Özel Egekent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Çam, kalp büyümesi hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Çam, kalp büyümesinin en sık sebebi hipertansiyon olduğunu işaret ederek, “Kalp büyümesi iki şekilde meydana gelir. Bir tanesi özellikle kalbin kütlesel olarak büyümesi ve ağırlığının artması ya da kalbin genişleyip incelemesi şekilde olabiliyor. Kalp büyümesinin en sık sebebi hipertansiyondur. Hipertansiyonda kalbin içerisinde ciddi bir basınç artışı oluyor. Bu basınç artışına karşı kalbin etkiye tepki mekanizması ile kalp kalınlaşıyor ve büyüyor. Hipertansiyon, kapak hastalıkları ve damar hastalıklarıyla alakalı olarak kalp genişleyip büyüyebiliyor” dedi.
“Kalp yetersizliği tedavisi bir uzun maraton diye düşünebiliriz”
Kalp Büyümesinin tedavi süreci nasıl ilerlediğini anlatan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Çam, “Kalp yetersizliği tedavisi bir uzun maraton diye düşünebiliriz. Çünkü bir nezle veya grip gibi bir şeyle uğraşmıyoruz. Bir hafta ilaç verelim düzelsin diye bir beklentimiz yok. Hipertansiyon, kalp kapak ve kalp damarda aynı şekilde uzun süre yani hasta ölünceye kadar bu tedavi sürecinin olması gerekir. Hem ilaç tedavisi hem de ameliyatla bunun çözülmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Eğer hipertansiyon tedavi etmezsek kalp büyür”
Kalp büyümesi tedavi edilmezse nelere sebep olacağına değinen Dr. Fatih Çam, Eğer kalp büyümesi tedavi edilmezse eninde sonunda gideceği yer kalp yetmezliğidir. Eğer hipertansiyon tedavi etmezsek kalp büyür. Belli bir süre sonra genişler ve kalp yetersizliği olur. Kalp kapak problemlerine eğer bir ilaç ya da kapak ameliyatıyla müdahale etmezsek kapaktaki problem, kalbi büyütecek ve geliştikçe ciddi kalp yetersizliğine neden olacak. Kalp damar problemlerinde aynı şekildedir. Hasta sürekli kalp krizi geçiriyorsa, kalp sürekli hasar görecek ve bundan dolaylıda kalbin genişlemesiyle kalp yetersizliği ortaya çıkacak. Kalp yetersizliği ortaya çıktıktan sonra ciddi nefes darlığı ve ölüme kadar giden bir süreç ortaya çıkacak” ifadelerini kullandı.

Bebeğinizi en doğal gıda ile besleyin

Emzirme Haftası dolayısıyla annelere uyarıda bulunan Denizli Özel Egekent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Yavuz Selim Güler, anne sütünün bebekler için yaşamsal öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Bebeğinizi en doğal gıda ile besleyin” dedi.

Ülkemizde, 1-7 Ekim Emzirme Haftası etkinlikleri çerçevesinde anne sütünün önemi ve emzirme konusunda bilgilendirmeler yapılıyor. Denizli Özel Egekent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Yavuz Selim Güler de, Emzirme Haftası dolayısıyla annelere uyarılarda bulundu.

Anne sütünün bebeklerin ilk 6. aya kadar ihtiyacı olan besin değerini içeren en doğal, ucuz ve ideal besin kaynağı olduğunu söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Yavuz Selim Güler, anne sütünün besin değerinin yanında koruyuculuğunun önemine de değinerek; “Anne sütü, içerisindeki koruyucu maddeler sayesinde bebeği, ishal ve solunum yolu hastalıklarından korur. Yine anne sütü ile beslenmiş bebekler astım, alerji ve çocukluk çağı şeker hastalığına karşı daha dirençli oldukları gözlenmiştir” ifadelerini kullandı.

    Anne sütünün beslenme kaynaklı oluşabilen sorunlara karşı bebeği koruduğunun altını çizen Uzm. Dr. Güler, anne sütü alan bebeklerde pişik, karın ağrısı, sindirim problemleri ve kabızlığın daha az görüldüğüne dikkat çekti.

Bebeğinizle aranızdaki en etkili iletişim yöntemi

Emzirmenin sadece gıda olarak düşünülmemesi gerektiğine değinen Egekent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Yavuz Selim Güler, annelere şu tavsiyelerde bulundu:

“Anne ve bebek arasındaki duygusal bağ, bebeğin gelişimindeki en etkili faktörlerden biridir. Bu duygusal bağın kurulmasında en iyi iletişim yolu emzirmedir. Emzirme, bebeği bedensel olarak beslemenin yanında ruhsal ve zeka yönünden de gelişimini arttırmaktadır”

Anne sütünün ilk 6 ayda tek başına bebek için yeterli bir besin olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Yavuz Selim Güler, “Annelerin bebeklerini ilk 6 boyunca anne sütüyle ve sonrasında uygun ek gıdalar eşliğinde en az bir yaşına kadar emzirmelerini tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu. 

     

Yaşam tarzı değişikliği kalp sağlığını etkiliyor

Özel Egekent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Çam, yaşam tarzı değişikliğinin kalp sağlığını etkilediğini belirterek, “Hipertansiyon var olup tedavi edilmezse kalp hastalığı kendiliğinden düzelmez ama mutlaka yaşam tarzı değişikliği kalp sağlığında ciddi rol oynar. Yani ilaç tedavisi uygulamadan, hasta kilosunu veriyorsa ve sporunu yapıyorsa tansiyonunu düzene sokabilir” dedi.

Günümüzün vebası haline gelen kalp hastalığı sorunu gittikçe artıyor. Kalp büyümesi hastalığıyla ilgili tanı ve tedavi yöntemleri hakkında konuşan Özel Egekent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Çam, önemli açıklamalarda bulundu. Hastalık hakkında doktora başvurmanın önemine değinen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Çam, “Kalp büyümesi ile ilgili bir şikayet çok olmaz. Yani kalbim büyüdüğü için doktora geldim denilmez. Hastanın hipertansiyonu vardır. Tansiyon hastalığıyla alakalı baş ağrısı, göz kararması, bulanıklık ve dolgunluk hissi olabilir. Kalp büyümesinin en sık sebebi olan hipertansiyon, hastalar için hastaneye geliş şikayetlerinden bir tanesidir. Bunlar varsa mutlaka bir kalp grafisi ve kalp ultrasonu yani ekokardiyografi yaparız. Biz kalp büyümesini ve EKG ve ekokardiyografi ile tanısını koyuyoruz” dedi.

“Kalp büyümesinin kendiliğinden düzelmez”

Kalp büyümesinin doktor müdahalesi olmadan geçemeyeceğini ancak yaşam tarzının bunda etkili olduğunu vurgulayan Dr. Fatih Çam, “Kalp büyümesi doktor müdahalesi olmadan geçmesi mümkün değildir. Hipertansiyon var olup tedavi edilmezse kalp hastalığı kendiliğinden düzelmez ama mutlaka yaşam tarzı değişikliği kalp sağlığında bunda ciddi rol oynar. Yani ilaç tedavisi uygulamadan, hasta kilosunu veriyorsa ve sporunu yapıyorsa tansiyonunu düzene sokabilir. Bunların hiç birini uygulamadan kalp büyümesinin kendiliğinden düzelmez. Bunun dışında kalp damar ve kalp kapak problemleri yine ilaç kullanmadan sorun çözülmez. Eğer kapakta bir problem varsa ve bu giderek kötüye gidiyorsa buna ilaç kullanmadan veya müdahale etmeden çözülemez. Kalp büyümesinin tedavileri sebebine yönelik oluyor. Hipertansiyon kalp büyümesinin en önemli tedavisi. Hipertansiyonu biz ilaçla tedavi ediyoruz. Kapak problemlerine bağlı olan kalp büyümelerini ameliyat ile yapabiliyoruz. Bunun dışında kalp damar problemleri olan insanlarda da baypas ve anju gibi tedavilerle kalp yetersizliğini önlemeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Bereketin sembolü aşure hem besleyici hem de bir şifa deposu

Denizli Özel Egekent Hastanesi Diyetisyeni Müge Mertcan, birlik beraberliğin ve bereketin sembolü olan aşurenin içerisindeki birçok besin ile hem besleyici hem de bir şifa deposu olduğunu belirtti.

Egekent Hastanesi Diyetisyeni Müge Mertcan, Aşure Günü’nde geleneksel tatlılarımızdan olan aşure hakkında bilgiler verdi. Mertcan, “Bereket sembolü aşure ile paylaşımlarımız da artmaktadır.  Aşure içindeki kuru baklagiller, kuru meyveler, tahıllar, kuru yemişler ile zengin içeriğe sahip geleneksel tatlılarımızdan biridir. Vitamin, mineral ve lif içeriğinden zengin meyveleri ile dengeli tüketimle aşure ayında beslenmemizde yer almaktadır ” dedi.

Aşurenin faydalarını sıralayan Dyt. Müge Mertcan, aşurenin kabızlık sorunu yaşayanlar için de olumlu etkisi olduğuna değindi. Mertcan, “Aşure içerisine konulan besin çeşitliliği ile vitamin ve mineral bakımından zengindir. Aşurenin içerisinde A, E, C vitaminleri bulunmaktadır. Enerji verir, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Aşurenin içerisinde üzüm, kayısı gibi kuru meyvelerde yer aldığı için kabızlığı gidermede yardımcı özelliği bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

“Fazla tüketim konusunda dikkatli olun”

Aşure besleyici bir tatlı olsa da tüketilme oranına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Egekent Diyetisyeni Dyt. Müge Mertcan, şeker oranı fazla olan aşureyi, diyabet hastaların tüketirken dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Fazla tüketiminin yine kalori açısından da dikkat edilmesi gereken bir konu olduğunu söyleyen Dyt. Mertcan, şu uyarılarda bulundu:

“Aşurenin içerisinde kullanılan gerek şeker gerekse de meyve ve kuru yemişlerle kalori alımı fazla olabilmektedir. Bu açıdan porsiyonu dengelemekte fayda var. Aşurenin içeriğine bakıldığında ve sağlık düşünüldüğünde şeker miktarı mutlaka önemsenmelidir. Şeker miktarı azaltılıp meyve ve tarçın miktarı artırılabilir, aynı zamanda şekersiz yapmak isteyenler için şeker yerine alternatif bal gibi doğal tatlandırıcılar da kullanılabilir”

Artan pozitif vaka sayıları tedirginliğe sebep oluyor

Özel Denizli Egekent Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Kenan Arıcan, “Korona virüs vakalarında tekrar bir artış başladı. Bu da insanları tekrar kapanma olur mu diye tedirgin ediyor” dedi.

Yüksek aşılama oranıyla birlikte azalan vakalar ve tedbirlerin büyük oranda kaldırılmasının ardından pozitif korona virüs vaka sayılarının yeniden artmaya başlaması toplumda tedirginlik meydana getirdi. Ortaya çıkan son tablo ile birlikte insanların aklında birçok soru oluştu. Korona virüs vaka sayılarında yükselme olmasıyla birlikte, tedbirlerin yeniden artırılabileceği endişesi yoğun bir şekilde gündeme geldi.

Hastalığın seyri konusunda açıklamalarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Kenan Arıcan, korona virüs ile ilgili merak edilenleri anlattı. Korona vakalarında etkinliğin azaldığı ancak buna güvenerek rehavete kapılmamak gerektiğine işaret eden Uzm. Dr. Ramazan Kenan Arıcan, “Hastalığın seyrinde yükselme meydana geldi. Yalnız hastalığın etkinliği azaldı. Hastalığın etkinliğinin azalması ile hastalık bitmiş gibi davranamayız. Rehavete kapılmamak lazım. Korona hala hayatımızda ve hayatımızı tehdit etmektedir. Önlemlerimizi alarak kendimizi ve sevdiklerimizi korumalıyız” şeklinde konuştu.

“Hatırlatma dozunu yaptırmak lazım”

Artan vaka sayılarına karşı alınması gereken önlemlerden bahseden Uzm. Dr. Ramazan Kenan Arıcan, aşılamada hatırlatma dozunun önemine vurgu yaptı. Dr. Arıcan, şu tavsiyelerde bulundu:

“Temizlik konularına her zamanki gibi özen gösterilmeli, eller sık sık yıkanmalı, ortak eşya kullanımından kaçınılmalı, kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulmalı ve maske kullanımına özen gösterilmelidir. Vatandaşlarımız hatırlatma dozlarını yaptırarak korona virüse karşı önlemlerini alabilirler”

Merhaba, nasıl yardımcı olabilirim?
WordPress Cookie Notice by Real Cookie Banner