Meme estetiğiyle hayalini kurduğunuz vücuda kavuşun!

Meme estetiğiyle hayalini kurduğunuz vücuda kavuşun!

Estetik işlemler arasında en çok tercih edilen işlemlerden biri olan meme estetiği hakkında konuşan Özel Egekent Hastanesi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tuğrul Çelebi, merak edilen konuları açıkladı.

 

Kadınların meme estetiği yaptırarak hayalini kurdukları vücuda kavuşabilmelerinin mümkün olduğuna işaret eden Op.Dr. Tuğrul Çelebi, “Meme estetiği hem daha güzel görünmek hem de doğum, emzirme gibi dönemlerden sonra oluşan deformiteler ya da doğuştan gelen yapısal bozuklukların giderilmesi için uygulanan bir işlemdir. Kadınlar arasında güzellik konusunda en çok tercih edilen estetiklerden biri olan meme estetiği, kadınların kendilerini daha özgüvenli hissetmelerini sağlamaktadır” dedi.

 

Bel ve sırt ağrıları meme küçültme ameliyatında büyük etken

Meme estetiği operasyonlarının iki şekilde yapıldığını söyleyen Op. Dr. Tuğrul Çelebi, bu operasyonların meme küçültme-dikleştirme ve meme büyütme operasyonları olduğunu söyledi.

Meme hacminin büyük olmasının bel ve sırtta ağrılara sebep olabildiğinin altını çizen Tuğrul Çelebi, “Meme küçültme ameliyatı ile bu sorunlar giderilebilmektedir. Meme dikleştirme ameliyatı ise daha çok estetik amaçlı tercih ediliyor. Teknik olarak meme küçültme ve dikleştirme ameliyatları aynı ameliyatlardır. Meme küçültme ve dikleştirme operasyonlarını büyüklük ve sarkıklık derecesine bağlı olarak ‘ters t’ tekniği ile meme başından aşağı doğru inen ve altta çapa şeklinde yapılan kesiklerle ya da meme başından aşağıya doğru inen vertikal teknik denilen tek bir çizgi şeklinde yapıyoruz. Bu operasyonlar, izli operasyonlardır. En iyi ihtimalle belli belirsiz ince bir çizgi şeklinde iz kalmaktadır” diye konuştu.

Çoklu Doğum ve Uzun Emzirme Sonrası Memedeki Sarkma ve Deri Fazlalıkları Dert Değil

Çoklu doğum nedeniyle fazla kilo alıp verme veya uzun emzirme sonrası memedeki sarkma ve deri fazlalıklarının önemli bir sorun olmadığına dikkat çeken Op. Dr. Tuğrul Çelebi, “Meme boyutunun küçük olması nedeniyle gelen şikayetlerde meme protezi kullanılıyor. Çoklu doğum, uzun süre emzirme, fazla kilo alıp vermeler gibi nedenlerle memede sarkma ve deri fazlalığı olabiliyor. Böyle durumlarda meme büyütmenin yanında meme büyütme ve meme dikleştirme ameliyatlarını aynı anda yapıyoruz” şeklinde konuştu.

 

İşlemden 1 gün sonra hasta taburcu ediliyor

Operasyonlar sonrası sürecin merak edilen konulardan biri olduğunu vurgulayan Op. Dr. Tuğrul Çelebi, operasyon sonrasındaki süreyle ilgili olarak şu bilgileri paylaştı:

“Hastalarımız operasyondan sonra ortalama 1 gece hastanede kalıyor. 1 hafta da istirahatlerini istiyoruz. İstirahat süresinden sonra kontrollü bir şekilde sosyal hayata dönüş yapabilirler. 1 ay sonra da spora başlamaları mümkün. Hastalarımız operasyon sonrası antibiyotik ve ağrı kesici kullanırlar. Oluşan ağrılar, ağrı kesiciler ile geçebilecek şiddette olur”

Çocuklar tatili tatil tadında yaşasın

Çocukların tatili tatil tadında yaşaması gerektiğini vurgulayan Denizli Özel Egekent Hastanesi Psikoloğu Psk. Özlem Çalhan Özel, yarıyıl tatilinin başlamasıyla ailelerin kafalarında oluşan çocukları için nasıl bir tatil programı hazırlayacakları konusundaki soru işaretlerini giderdi.

Tatil kavramının daha çok ders çalışma zamanı şeklinde kullanıldığına dikkat çeken Psikolog Özlem Çalhan Özel, çocukların okul dönemi içinde yoğun ders programından geçtiklerine işaret etti. Özel, “Çocuklar bir dönem boyunca yoğun çalıştıktan sonra dinlenmek en doğal hakları. Yalnız veliler ve öğretmenler, tatilde ödev ve dersler konusunda çocuklar üzerinde baskı kurabiliyorlar. Bu da çocukların derslerden soğumasına yol açabiliyor. Çocuklar tatili tatil tadında yaşasınlar. Çocukları tatilde dinlendirerek, nefes almalarına imkan vermek, diğer dönem için daha motive olmalarını sağlar. Tamamen de derslerden kopmamaları için yeterli şekilde bir program hazırlanarak, yavaş yavaş derslere ısınmaları sağlanabilir” dedi.

“Çocuklarınızı ekranlara emanet etmeyin”

Tatilde ekran başında geçirilen vaktin fazla olabildiğine değinen Psk. Özel, çocuklara bu konuda sınırlama getirilmesi gerektiğini söyledi. Tatilin sadece çalışmak ya da dinlenmek olmadığını belirten Özel, “Çocuklar tatilde hem eğlenip hem de onları zihinsel açıdan geliştirecek aktiviteler yapabilmeliler. Çocuklara bu konuda rehberlik edilmeli. Birlikte oyunlar oynayarak, sosyal faaliyetlere (tiyatro, sinema, gezi gibi) katılarak, el becerilerini geliştirecek etkinlikler yapmalarına imkan vererek verimli vakit geçirmeleri sağlanabilir” şeklinde konuştu.

“Çocuğunuzu kimseyle kıyaslamayın”

Kötü gelen karneler konusunda da velileri uyaran Psk. Özlem Çalhan Özel, çocuklara bu konuda baskı yapılmasının ters etki yapabileceğini, çocukların derslerdeki verimliliğinin artması için destek alınabileceğini söyledi. Velilerin çocuklarını, akranları ya da kardeşleri ile kıyaslayabildiklerini ekleyen Psk. Özel, şu tavsiyelerde bulundu:

“Çocuklar sadece dersler değil, hiçbir konuda hiçbir kimseyle kıyaslanmamalı. Bu çocukların motivasyonu yok ettiği gibi onları daha öfkeli yapmaktadır. Çocukların derslerinde başarısız olma nedeni tespit edilmeli, bu konuda bir uzmandan yardım alabilirsiniz, onu etkileyen olumsuzluklar giderilerek ve gerekli destek sağlanarak başarı seviyesini yükseltmeniz mümkün”

Kısırlık çözümsüz değil

Op. Dr. Mehmet Gencer, kadın ve erkekte infertiliteye neden olan faktöre değindi

Denizli Özel Egekent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Gencer, infertilitenin (kısırlık) çözümsüz olmadığını belirterek, kadın ve erkekte infertiliteye neden olan faktörlerle ilgili önemli bilgiler paylaştı.

İnfertilite (kısırlık), günümüzde daha sık görülen bir hastalık haline geldi. Çocuk sahibi olmayı hayal eden çiftler için kısırlık tedavisi konusundaki gelişmelere eğinen Denizli Özel Egekent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Gencer, infertilite ve tedavi yöntemleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

Halk arasında kısırlık olarak bilinen infertiliteden 1 yıl korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamile kalınmaması durumunda söz edilebileceğinin altını çizen Op. Dr. Mehmet Gencer, infertilitenin hem kadından hem de erkekten kaynaklanabileceğini söyledi. Kendilerine gelen hastaları öncelikle problemin nereden kaynaklandığını tespit ederek tedaviye başladıklarını belirten Op. Dr. Mehmet Gencer, “Çiftlerin tedavi için beraber gelmeleri daha uygun olur. Bu sorunun nereden kaynaklandığı anlamayı kolaylaştırmaktadır. Çiftler farklı testlerden geçirilerek değerlendirilir. Erkek için fiziksel muayene yapılarak hormonlarına bakılır. Kendisine verilen 3-5 günlük cinsel perhiz sonrası sperm sayısına bakılarak teşhis konulur. Kadınlarda ise, jinekolojik muayene yapılır ve adet düzeni incelenir. Rahim filmi de incelenen hastaya sonrasında teşhis konulur. Bu bilgiler doğrultusunda gerekli tedaviye başlanır” şeklinde konuştu.

Kadın ve erkekte infertiliteye neden olan birçok faktör var

Artan kısırlık probleminde kadın ve erkeklerde birçok faktörün etkili olduğundan bahseden Op. Dr. Mehmet Gencer, hastalıkların ve vücut yapılarının infertiliteyi tetiklediğini kaydetti. Kadınların infertilite nedenlerini sıralayan Op. Dr. Gencer, “Kadınların adet düzensizlikleri, yumurtlama problemleri, myomları, polikistik over sendromu, tüplerdeki tıkanıklıkları, fazla kilolu oluşları, troid problemleri gibi birçok faktör infertiliteye sebep olabilmektedir” ifadesini kullandı.

Erkekte infertilite faktörlerinde doğuştan ve sonrasında geçirilen hastalıklara vurgu yapan Op. Dr. Gencer, çocukluk döneminde geçirilen bazı ateşli hastalıkların, inmemiş testis gibi doğuştan gelen rahatsızlıkların, menide sperm bulunmaması, cinsel fonksiyon bozuklukları, kanal tıkanıklıkları gibi sorunların infertiliteye sebep olabildiğini söyledi. Bunların yanı sıra diyabet, stres, alkol uyuşturucu gibi birçok faktörün de sıralanabileceğini sözlerine ekledi.

3 yıldır çözüm bulunamayan ağrılarından 1 günde kurtuldu

Denizli’de 3 yıldır devam eden ağrılarından kurtulabilmek için hastane hastane dolaşan yaşlı adam, Denizli Özel Egekent Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Memduh Kerman’ın yaptığı müdahaleyle ağrılarından 1 günde kurtuldu.

Tavas ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki Recep Zencirci, yüzünde aniden ortaya çıkan ve 3 yıldır devam eden dayanılmaz ağrılarından kurtulabilmek için birçok sağlık kuruluşunun kapısını çaldı. Uygulanan ilaç tedavilerinden sonuç alamayan Recep Zencirci’ye çözüm olarak kendisine yüzündeki sinirlerin yakılması gerektiği söylendi. Ağrıları iyice dayanılmaz hale gelen Recep Zencirci, tanıdığının tavsiyesi üzerine Denizli Özel Egekent Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Memduh Kerman’a müracaat etti. Doç. Dr. Memduh Kerman tarafından kendisine Trigeminal nevralji tanısı konulan hasta, yüzünde senelerdir devam eden ağrılarından yapılan küçük bir müdahaleyle 1 günde kurtuldu.

Yüzündeki 3 yıl önce başlayan ağrılarına çözüm arayan hastaya uygulanan Maxiller dal bloğu tedavisi hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Memduh Kerman, “Trigeminal nevralji, çok şiddetli ağrıya sebep olan, yüzün duyu hissini ileten trigeminal sinirin basıya uğraması sonucu oluşan sinirsel bir hastalıktır. Verdiği acıdan dolayı halk arasında ‘delirten hastalık’ olarak da anılır. Kişi bu ağrı ile hayata adapte olmakta zorlanır ve birçok faaliyeti yapamaz hale gelir. Hastamız da bize geldiğinde yıllardır bu sıkıntıdan mustaripti. Kendisine uyguladığımız maxiller dal bloğu tedavisi ile aynı gün taburcu oldu ve eski sağlığına kavuştu” dedi.

Kış aylarında sık görülen zatürre ölüme sebep olabiliyor

Kış aylarında hastalıkların artmasıyla beraber soğuk algınlığı şeklinde başlayan pnömoni (zatürre) vakalarının da arttığına işaret eden Denizli Özel Egekent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Nurşen Avkan, zatürre ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Pnömoninin belirtileri ve teşhisi hakkında bilgiler veren Uzm. Dr. Nurşen Avkan, “Halk arasında zatürre olarak da bilinen pnömoni, akciğer dokusundaki hava keseciklerinin iltihaplı sıvı ile dolması sonucu oluşur. Bulaşıcı bir hastalık olan pnömoniden korunmak için özellikle kış aylarında kalabalık kapalı alanlardan uzak durulması, uzak durulamıyorsa dikkat edilmesi gerekir” dedi.

Genel sağlık kurullarına dikkat edilerek de zatürre karşı önlem alınabileceğinin altını çizen Uzm. Dr. Avkan, “Koronavirüs kapsamında dikkat ettiğimiz, öksürürürken hapşırırken mendil kullanma, eşyaların ortak kullanılmaması, elleri sık sık yıkama gibi kurallara dikkat edilmesinin yanında sigara ve alkol gibi alışkanlıklardan uzak durularak bağışıklık güçlü tutulmalıdır. Zatürre aşısı ile hastalığa karşı tedbir alabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

“Belirtilerini gördüğünüzde hemen doktora başvurmalısınız”

Zatürre belirtilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini altını çizen Uzm. Dr. Nurşen Avkan, “Pnömoni, soğuk algınlığı şeklinde başladığı için halk arasında grip olarak nitelendirilip, tedavisinde gecikme olabilmektedir. Her ne kadar zatürre kelimesi insanları korkutsa da zatürre fark edilmediğinde doktora başvurmakta geç kalınabilmektedir. Belirtilere dikkat edilmesi hayati önem taşıyor” diye konuştu.

Zatürre belirtilerini ateş, titreme, üşüme, öksürük, balgam, göğüs ve sırt ağrısı, göğüste hırıltı, kusma, baş ağrısı ve iştahsızlık şeklinde sıralayan Uzm. Dr. Nurşen Avkan, şu uyarılarda bulundu:

“Bu belirtileri kendinizde görmeniz halinde bir göğüs hastalıkları uzmanına görünmelisiniz. Zatürre tanı ve tedavisi için laboratuvar sonuçları ile akciğer görüntülemelerine bakılarak tanı konulur ve gerekli tedavilere başlanır”

Merhaba, nasıl yardımcı olabilirim?
WordPress Cookie Notice by Real Cookie Banner