Op. Dr. Bilal Kılıçarslan, 1985 yılında Konya'da doğmuştur. 2009 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuştur. Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanlık eğitimini 2011-2016 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı'nda tamamlayarak 2016 yılında Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı unvanını almıştır.
2017-2018 yılları arasında Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi'nde devlet hizmet yükümlülüğünü tamamlamıştır. Ardından 2018-2024 yılları arasında Denizli Devlet Hastanesi'nde görev yapmıştır. Haziran 2024 tarihinden bu yana Özel Egekent Hastanesi'nde Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı olarak hizmet vermektedir.
Uzmanlık Alanları
Bel FıtığıBoyun FıtığıAmeliyatsız Bel Fıtığı TedavisiOmurga CerrahisiBel Fıtığında Enjeksiyon TedavisiEpidural Steroid EnjeksiyonuGirişimsel Ağrı TedavileriTransforaminal EnjeksiyonEndoskopik Bel Fıtığı AmeliyatıTam Kapalı Bel Fıtığı AmeliyatıMikrocerrahi Bel Fıtığı AmeliyatıBel Kanal DarlığıBoyun Kanal DarlığıBel Kayması (Spondilolistezis)Servikal MiyelopatiBel ve Boyun AğrılarıSiyatikFaset Eklem EnjeksiyonuSakroiliak Eklem EnjeksiyonuOmurga KırıklarıVertebroplastiOmurga ve Omurilik TümörleriPeriferik Sinir CerrahisiSinir SıkışmalarıKarpal Tünel SendromuUlnar Sinir Sıkışması / Kubital Tünel SendromuBeyin TümörleriMenenjiomBeyin KanamasıBeyincik Sarkması (Chiari Malformasyonu)
Sık Sorulan Sorular
Bel ve boyun fıtıkları, omurga hastalıkları, ameliyatsız tedavi seçenekleri ve girişimsel ağrı tedavileri hakkında hastalarımızın en sık sorduğu soruları bu bölümde yanıtlıyoruz. Her hastanın durumu farklı olduğundan tedavi kararı muayene ve görüntüleme bulgularının birlikte değerlendirilmesiyle verilir.
Bel omurları arasındaki disk dokusunun taşması veya fıtıklaşması sonucu sinir köklerinde bası oluşabilir. Bel ağrısının yanı sıra kalça ve bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve bazı hastalarda kuvvet kaybı görülebilir.
Bel omurları arasında bulunan disklerin zamanla yıpranması veya dışarı doğru taşması sonucunda sinir kökleri üzerinde baskı oluşabilir. Buna bel fıtığı denir. Bel ağrısının yanında kalçaya ve bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve bazı hastalarda kuvvet kaybı görülebilir. Özellikle öksürme, hapşırma, uzun süre oturma veya belirli hareketlerle şikâyetler artabilir. Ancak MR'da bel fıtığı görülmesi tek başına hastalık anlamına gelmez. Tedavi kararı hastanın yakınmaları, muayene bulguları ve MR görüntülerinin birbiriyle uyumu değerlendirilerek verilir.
Hayır. Bel fıtığı olan hastaların önemli bir bölümünde ameliyat gerekmez. Tedavi; hastanın şikâyeti, nörolojik muayenesi, MR bulguları ve yakınmaların süresine göre planlanır.
Hayır. Bel fıtığı hastalarının büyük bölümünde ilk seçenek ameliyat değildir. Kuvvet kaybı veya ciddi nörolojik bulgusu olmayan hastalarda ilaç tedavisi, günlük aktivitenin düzenlenmesi, egzersiz ve fizik tedavi gibi yöntemler uygulanabilir. Uygun hastalarda epidural veya transforaminal enjeksiyon gibi girişimsel tedaviler de kullanılabilir. Cerrahi tedavi daha çok ilerleyici kuvvet kaybı bulunan, ciddi sinir basısı gelişen veya ameliyatsız yöntemlere rağmen ağrısı yaşam kalitesini belirgin şekilde bozan hastalarda değerlendirilir.
Uygun hastalarda ilaç tedavisi, aktivite düzenlenmesi, fizik tedavi ve çeşitli enjeksiyon uygulamalarıyla ameliyatsız tedavi mümkündür. Ancak tedavi yöntemi her hasta için aynı değildir.
Evet. Pek çok bel fıtığı hastasında ameliyatsız tedavi mümkündür. Tedavide ilaçlar, uygun egzersiz programları, fizik tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleri kullanılabilir. Bacağa yayılan sinir kökü ağrısının ön planda olduğu seçilmiş hastalarda epidural steroid enjeksiyonu veya transforaminal enjeksiyon gibi girişimsel ağrı tedavilerinden yararlanılabilir. Ancak ameliyatsız tedavi her hastada aynı şekilde uygulanmaz. Özellikle ilerleyici kuvvet kaybı, idrar veya bağırsak kontrolünde bozulma gibi ciddi nörolojik bulgularda cerrahi tedavi geciktirilmemelidir.
Fıtık nedeniyle etkilenen sinir kökü çevresine görüntüleme eşliğinde ilaç uygulanmasıdır. Amaç sinir çevresindeki inflamasyonu ve buna bağlı ağrıyı azaltmaktır.
Bel fıtığında enjeksiyon tedavisi, fıtığın etkilediği sinir kökü çevresindeki ağrı ve inflamasyonu azaltmayı amaçlayan girişimsel bir tedavidir. Genellikle görüntüleme yöntemleri eşliğinde, ilacın hedeflenen bölgeye kontrollü olarak verilmesiyle uygulanır. Özellikle belden kalçaya ve bacağa yayılan ağrısı olan uygun hastalarda tercih edilebilir. Enjeksiyonun amacı fıtığı fiziksel olarak ortadan kaldırmak değil, sinir çevresindeki ödem ve inflamasyonu azaltarak hastanın ağrısının kontrol altına alınmasına yardımcı olmaktır.
Omurilik ve sinir köklerinin çevresindeki epidural alana ilaç uygulanmasıdır. Özellikle bel veya boyundan kola ya da bacağa yayılan sinir kökü kaynaklı ağrılarda uygun hastalarda kullanılabilir.
Epidural steroid enjeksiyonu, omurilik ve sinir köklerinin çevresindeki epidural alana ilaç uygulanması işlemidir. Özellikle bel fıtığı, kanal darlığı veya sinir kökü irritasyonuna bağlı olarak bacağa yayılan ağrının bulunduğu hastalarda kullanılabilir. Uygulanan ilaç, sinir çevresindeki inflamasyonun azaltılmasını ve ağrının kontrol altına alınmasını amaçlar. Her bel ağrısında epidural enjeksiyon yapılmaz. Hastanın şikâyetleri, muayenesi ve MR görüntüleri değerlendirilerek hangi hastanın bu tedaviden fayda görebileceğine karar verilir.
Etkilenen sinir kökünün omurgadan çıktığı bölgeye hedefli olarak yapılan enjeksiyondur. Böylece tedavinin ağrıya neden olduğu düşünülen sinir kökü çevresine uygulanması amaçlanır.
Transforaminal enjeksiyon, omurgadan çıkan belirli bir sinir kökünün çevresine hedeflenerek yapılan enjeksiyon yöntemidir. Özellikle bel fıtığı nedeniyle tek bir sinir kökünün etkilenmesine bağlı olarak bacağa yayılan ağrılarda kullanılabilir. İşlem sırasında görüntüleme yardımıyla ilgili sinir kökü belirlenir ve ilaç hedeflenen bölgeye uygulanır. Böylece ilacın ağrıya neden olduğu düşünülen sinirin çevresine daha kontrollü biçimde ulaşması amaçlanır. Transforaminal enjeksiyonun uygunluğu hastanın muayene ve görüntüleme bulgularına göre belirlenir.
Bazı hastalarda enjeksiyon tedavisi şikâyetlerin belirgin şekilde azalmasını sağlayabilir ve cerrahi gereksinimini ortadan kaldırabilir veya erteleyebilir. Ancak ilerleyici kuvvet kaybı veya belirgin nörolojik bulguları bulunan hastalarda cerrahi değerlendirme gerekebilir.
Bazı hastalarda mümkündür; ancak bu her hasta için geçerli değildir. Enjeksiyon tedavisi özellikle ağrının temel nedeninin sinir kökü çevresindeki inflamasyon olduğu uygun hastalarda belirgin rahatlama sağlayabilir. Bu süreçte fıtık dokusunun zaman içerisinde küçülmesi ve sinir üzerindeki baskının azalması da mümkün olabilir. Böylece bazı hastalarda cerrahi gereksinimi ortadan kalkabilir veya ertelenebilir. Bununla birlikte ilerleyici kuvvet kaybı veya ciddi nörolojik bulgular varsa enjeksiyon tedavisi cerrahinin alternatifi olarak görülmemelidir.
Etkinin başlama zamanı kişiden kişiye değişebilir. Bazı hastalarda erken dönemde rahatlama görülürken, bazı hastalarda etkinin ortaya çıkması birkaç gün sürebilir.
Tedavinin etkisinin ortaya çıkma süresi kişiden kişiye değişebilir. Enjeksiyonda lokal anestezik kullanılmışsa işlem sonrasında erken dönemde geçici bir rahatlama görülebilir. Steroid ilacın antiinflamatuvar etkisinin ortaya çıkması ise genellikle daha uzun sürebilir. Bazı hastalar birkaç gün içerisinde belirgin rahatlama hissederken bazı hastalarda etkinin değerlendirilmesi daha uzun sürebilir. Tedavinin başarısı yalnızca ilk birkaç saatteki ağrı değişikliğine göre değerlendirilmemeli, takip süreciyle birlikte ele alınmalıdır.
Enjeksiyonun amacı fıtığı fiziksel olarak ortadan kaldırmak değil, sinir kökü çevresindeki inflamasyonu ve ağrıyı azaltmaktır. Elde edilen rahatlamanın süresi hastadan hastaya değişebilir.
Enjeksiyon tedavisinin amacı fıtıklaşmış diski fiziksel olarak yok etmek değildir. Amaç, fıtığın etkilediği sinir kökü çevresindeki inflamasyonu azaltarak ağrıyı kontrol altına almak ve hastanın günlük yaşamına dönmesine yardımcı olmaktır. Bazı hastalarda uzun süreli rahatlama sağlanabilirken bazı hastalarda etkisi daha kısa olabilir. Hastanın fıtığının yapısı, sinir basısının derecesi, şikâyetlerin süresi ve eşlik eden diğer omurga sorunları tedavinin sonucunu etkileyebilir.
Boyun disklerinin sinir köküne veya omuriliğe bası oluşturmasıyla boyun ağrısı, omuz ve kola yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kuvvet kaybı gelişebilir.
Boyun omurları arasındaki disklerin taşması veya fıtıklaşması sonucunda sinir kökleri ya da bazı hastalarda omurilik üzerinde baskı oluşabilir. Boyun ağrısının yanı sıra omuzdan kola ve ele yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kuvvet kaybı görülebilir. Omurilik basısının bulunduğu daha ileri durumlarda ellerde beceri kaybı, yürümede dengesizlik veya bacaklarda sertlik gibi farklı bulgular da ortaya çıkabilir. Tedavi hastanın klinik bulguları ve MR görüntüleri birlikte değerlendirilerek planlanır.
Hayır. Cerrahi kararı yalnızca MR görüntüsüne göre verilmez. Hastanın ağrısı, nörolojik muayenesi, kuvvet kaybının olup olmaması ve omurilik basısının derecesi birlikte değerlendirilir.
Hayır. Boyun fıtıklarının önemli bir bölümü ameliyatsız yöntemlerle takip ve tedavi edilebilir. Hastanın yalnızca MR görüntüsüne bakılarak ameliyat kararı verilmez. Ağrının süresi ve şiddeti, kola yayılan ağrı, kuvvet kaybı, refleks değişiklikleri ve omurilik üzerinde bası bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilir. İlerleyici nörolojik kaybı veya belirgin omurilik basısı olmayan hastalarda öncelikle konservatif tedavi yöntemleri tercih edilebilir.
Uygun hastalarda ilaç, fizik tedavi, yaşam tarzı düzenlemeleri ve girişimsel ağrı tedavileri kullanılabilir. Omurilik basısı veya ilerleyici nörolojik kayıp bulunan hastalarda ise cerrahi tedavi gündeme gelebilir.
Uygun hastalarda mümkündür. İlaç tedavileri, egzersiz, fizik tedavi ve günlük yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi ilk seçenekler arasında yer alabilir. Seçilmiş hastalarda girişimsel ağrı tedavileri de değerlendirilebilir. Ancak boyun fıtığında özellikle omurilik basısı, ilerleyici kuvvet kaybı, yürüme bozukluğu veya el becerilerinde gerileme gibi bulgular varsa yalnızca ağrının azaltılmasına yönelik tedaviler yeterli olmayabilir. Böyle durumlarda cerrahi tedavi açısından değerlendirme yapılması gerekir.
Bel bölgesindeki sinirlerin geçtiği kanalın daralmasıdır. Özellikle yürümekle artan bacak ağrısı, uyuşma, güçsüzlük ve bir süre yürüdükten sonra oturma ihtiyacı oluşturabilir.
Bel kanal darlığı, omurganın içerisinde sinirlerin geçtiği kanalın zaman içerisinde daralmasıdır. Hastalarda özellikle yürümek veya uzun süre ayakta kalmakla ortaya çıkan bel ve bacak ağrısı, uyuşma, ağırlık hissi veya güçsüzlük görülebilir. Hastalar belirli bir mesafe yürüdükten sonra oturma veya öne eğilme ihtiyacı hissedebilir. Tedavi kanal darlığının derecesine ve hastanın şikâyetlerine göre değişir. Hafif ve orta düzey olgularda ameliyatsız yöntemler kullanılabilirken ileri sinir basılarında cerrahi dekompresyon gerekebilir.
Siyatik, tek başına bir hastalık adı değil, belden başlayarak kalça ve bacağa yayılan sinir kaynaklı ağrıyı tanımlayan bir ifadedir. En sık nedenlerinden biri bel fıtığıdır.
Siyatik aslında tek başına bir hastalık değil, siyatik siniri oluşturan sinir köklerinin etkilenmesine bağlı olarak ortaya çıkan ağrı biçimini tanımlayan bir terimdir. Ağrı genellikle bel veya kalçadan başlayarak bacağın arka ya da yan kısmına, bazen ayağa kadar yayılabilir. Uyuşma ve karıncalanma da eşlik edebilir. Siyatiğin en sık nedenlerinden biri bel fıtığı olmakla birlikte kanal darlığı ve diğer omurga hastalıkları da benzer yakınmalara yol açabilir. Tedavinin doğru planlanabilmesi için altta yatan nedenin belirlenmesi gerekir.
İlerleyici kuvvet kaybı, ciddi nörolojik bulgular veya uygun ameliyatsız tedavilere rağmen devam eden ve yaşam kalitesini belirgin etkileyen ağrı durumlarında cerrahi tedavi düşünülebilir.
Cerrahi tedavinin gerekliliği her hastada ayrı değerlendirilir. İlerleyici veya belirgin kuvvet kaybı bulunması cerrahiyi daha önemli hale getirir. İdrar veya bağırsak kontrolünde bozulma, genital ve makat çevresinde uyuşma gibi ciddi sinir basısı belirtileri ise acil değerlendirme gerektirir. Bunun dışında uygun ameliyatsız tedavilere rağmen devam eden, günlük yaşamı ve uyku düzenini ciddi biçimde etkileyen ağrılarda cerrahi düşünülebilir. Ameliyat kararı yalnızca MR'daki fıtığın büyüklüğüne göre verilmez.
Cerrahi yöntem fıtığın yerleşimine, büyüklüğüne, hastanın anatomisine ve eşlik eden sorunlara göre belirlenir. Mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler uygun hastalarda kullanılabilir.
Bel fıtığı ameliyatında kullanılacak yöntem fıtığın bulunduğu seviye ve yerleşime, omurganın anatomisine, kanal darlığı gibi eşlik eden sorunlara ve hastanın özelliklerine göre belirlenir. Günümüzde mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler kullanılabilmektedir. Halk arasında “kapalı bel fıtığı ameliyatı” olarak adlandırılan yöntemler çoğunlukla daha küçük cerrahi giriş yollarıyla gerçekleştirilen teknikleri ifade eder. Ancak her fıtık endoskopik veya kapalı yöntem için uygun değildir. Amaç belirli bir tekniği uygulamak değil, sinir üzerindeki baskıyı güvenli ve yeterli şekilde ortadan kaldırmaktır.
Küçük bir cerrahi giriş yolundan kamera ve özel cerrahi aletler kullanılarak fıtıklaşmış disk parçasının çıkarılmasını amaçlayan yöntemlerden biridir. Her bel fıtığı hastası için uygun olmayabilir.
Endoskopik bel fıtığı ameliyatı, küçük bir cerrahi giriş yolundan kamera sistemi ve özel cerrahi aletler kullanılarak sinire baskı yapan fıtıklaşmış disk parçasının çıkarılmasını amaçlayan yöntemdir. Uygun hastalarda küçük kesi, daha az doku hasarı ve günlük yaşama daha erken dönüş gibi avantajlar sağlayabilir. Bununla birlikte her bel fıtığının yeri ve anatomik yapısı endoskopik cerrahiye uygun değildir. Hangi yöntemin kullanılacağı hastanın MR görüntüleri ve klinik bulguları değerlendirildikten sonra belirlenmelidir.
Hayır. MR bulgularının hastanın şikâyetleri ve muayenesiyle uyumlu olması önemlidir. Tedavi yalnızca görüntüleme sonucuna göre planlanmaz.
Hayır. Bel ve boyun MR'larında herhangi bir şikâyeti olmayan kişilerde bile disklerde yaşa bağlı değişiklikler, taşmalar veya fıtıklaşmalar görülebilir. Bu nedenle MR görüntüsünde görülen her fıtık tedavi edilmesi gereken bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan görüntüleme bulgusunun hastanın ağrısı, uyuşması, kuvvet kaybı ve nörolojik muayenesiyle uyumlu olup olmadığıdır. Tedavi MR görüntüsüne değil, hastaya yapılır.
Bel ağrısı toplumda çok sık görülür ve her bel ağrısının nedeni bel fıtığı değildir. Bazen ağrı kas, eklem veya bağ dokularından kaynaklanırken, bazen omurlar arasındaki disklerden biri taşarak yakındaki sinir kökünü…
Denizli’de yaşayan 65 yaşındaki hasta, bilinci kapalı ve solunuma bağlı olarak getirildiği Özel Egekent Hastanesi’nde, beyninde tümör olduğunu öğrendi.