Organ bağışı artık hastaneye gitmeden, e-Nabız ya da e-Devlet üzerinden birkaç adımda yapılabiliyor. 2025'te 2238 sayılı Kanun'da ve Organ Nakli Hizmetleri Yönetmeliği'nde yapılan değişikliklerle, kişinin sağlığında açıkladığı bağış iradesi yakınlarının aksi yöndeki görüşüne rağmen esas alınıyor. Bağış kararının nasıl kayda geçirildiği ve ölümden sonra nasıl uygulandığı da bu değişikliklerle daha açık hâle geldi.
Organ bağışını kimler yapabilir?
Organ bağışı, kişinin ölümünden sonra organ ve dokularının başka hastaların tedavisinde kullanılmasına sağlığında izin vermesidir. Sağlık Bakanlığı'nın bilgilendirmelerine göre 18 yaşını doldurmuş ve karar verme yeterliliğine sahip herkes bağışçı olabilir.
Bağışçı olurken tıbbi muayene yapılmaz. Hangi organ ve dokuların nakle uygun olduğu, ölümden sonra yapılan tıbbi değerlendirmeyle belirlenir. Bu nedenle bağış yapılmış olsa bile her ölümden sonra nakil mümkün olmayabilir.
e-Nabız üzerinden organ bağışı adım adım
e-Nabız hesabında onaylı bir cep telefonu numarası bulunan herkes, bağış beyanını çevrim içi olarak verebilir:
- e-Nabız uygulamasına ya da web sitesine e-Devlet şifresi, güvenli elektronik imza veya mobil imzayla giriş yapın.
- "Organ Bağışı" bölümünü açın.
- Bağışlamak istediğiniz organ ve dokuları tek tek seçin ya da uygun olan tüm organ ve dokular için onay verin.
- Bağış beyanınızın bildirileceği yakınlarınızı belirleyin.
- İşlemi iki aşamalı doğrulamayla tamamlayın.
Elektronik beyan tek yol değildir. Kanuna göre resmî ya da yazılı bir vasiyetle veya iki tanık huzurunda açıklanan bağış isteği de geçerlidir.
Bağış kararında ailenin yeri nedir?
Kişi, ölümünden sonra bağış iradesini ortaya koyacak bir yakınını da belirleyebilir. Bu kişi eş, reşit çocuklar, anne, baba veya kardeşlerden biri olabilir; bunlar yoksa başka bir yakın seçilebilir. Belirlenen kişinin kararı, diğer aile üyelerinin farklı görüşlerine rağmen esas alınır.
Yasal durum netleşmiş olsa da kararı henüz sağlıkken aileyle konuşmak önemini koruyor. Beyin ölümü bildirimi sonrasında aile, çok kısa süre içinde zor bir süreçle karşı karşıya kalır. Kişinin isteğini önceden bilen bir aile, bu süreçte daha az belirsizlik yaşar.
Beyin ölümü nedir, bağış süreci nasıl başlar?
Ölümden sonra organ bağışı çoğunlukla yoğun bakımda beyin ölümü tanısı konan kişilerde mümkündür. Beyin ölümü, beyin ve beyin sapı işlevlerinin tamamen ve geri dönüşsüz biçimde yitirilmesidir. Bu durumda kalp, makine desteğiyle bir süre daha çalışabilir; ancak kişi tıbben ölmüştür.
Türkiye'de beyin ölümüne iki hekim, kanıta dayalı tıp kurallarına uygun olarak oy birliğiyle karar verir. Hekimlerden biri nöroloji veya beyin cerrahisi, diğeri anesteziyoloji ve reanimasyon veya yoğun bakım uzmanıdır. Organları alacak ve nakledecek hekimler ile alıcının tedavisini üstlenen hekim bu kurulda yer alamaz. Bu ayrım, ölüm kararının nakil sürecinden bağımsız verilmesini amaçlar.
Kişi bağışçıysa ya da ailesi bağışa onay vermişse, organların korunması için gereken tedaviler nakil tamamlanana kadar sürdürülür. Bağış beyanı ve aile onayı yoksa organ koruma protokollerine son verilir.
Bağışlanan organlar kime verilir?
Bağışlanan organın hangi hastaya nakledileceğine bağışın gerçekleştiği hastane karar vermez. Dağıtım, Sağlık Bakanlığı'nın ulusal koordinasyon sistemi üzerinden yapılır. Ulusal bekleme listesindeki hastalar arasında alıcı belirlenirken kan grubu ve doku uyumunun yanı sıra hastanın tıbbi aciliyeti de göz önünde bulundurulur.
Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak nakledilebilen organlar arasındadır. Kornea, kalp kapağı, deri, kemik ve tendon gibi dokular da nakil için bağışlanabilir. Bir bağışçıdan alınan organlar birden fazla hastaya nakledilebilir; Bir Organ, Üç Hayat Kurtarabilir başlıklı yazıda bu konuya Organ Bağışı Haftası vesilesiyle dikkat çekiliyor.
2025 düzenlemesiyle bağışçı yakınlarına da bir hak tanındı. Organları başkasına nakledilen bağışçıların eşleri ve birinci derece yakınları, ileride organ nakline ihtiyaç duyarlarsa acil hastalardan sonra gelmek üzere bekleme listesinde öncelik kazanır.
3–9 Kasım Organ Bağışı Haftası, bu kararı vermek ve yakınlarla konuşmak için uygun bir zaman. Bağış beyanının ölümden sonra uygulanabilmesi; e-Nabız'daki kaydın güncel olmasına, gerekiyorsa iradeyi temsil edecek kişinin belirlenmiş olmasına ve organların nakle uygunluğunun tıbbi olarak doğrulanmasına bağlıdır.
Editör iletişim: birsen.bozkurt@egekenthastanesi.com